Bu blogda ara

Bu blogda ara

“Neden böyle hissediyorum?” sorusu, pek çok insanın zaman zaman kendine sorduğu bir sorudur. Gün içinde yaşadığımız küçük bir olayın ardından huzursuzluk, kaygı ya da kırgınlık gibi duygular ortaya çıkabilir ve zihnimizde aynı soru belirir: “Neden böyle hissediyorum?”. Modern ve bilimsel bir terapi yaklaşımı olan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), çoğu zaman karmaşık ve zorlayıcı olan bu soruya, düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişki üzerinden yaklaşır.

“İnsanları rahatsız eden ‘şeyler’ değildir, o ‘şeyler’ hakkındaki yargılarıdır” Epictetos

Bu görüş, Bilişsel Davranışçı Terapi’ nin (BDT) dayandığı temel görüşü özetlemektedir. Buna göre, olayları algılama şeklimiz yani olayları nasıl yorumladığımız, bizim düşüncelerimizi belirler. Düşüncelerimiz de duygularımızı yani nasıl hissedeceğimizi, davranışlarımızı, en nihayetinde karar verme ve seçim yapma işleyişimizi etkiler. Bir örnekle açıklayacak olursak, bir arkadaşınız mesajınıza beklediğinizden daha geç cevap verdiğinde aklınızdan “Beni önemsemiyor” düşüncesi geçebilir. Bu düşünceye eşlik eden duygu üzüntü veya öfke olabilir ve böyle hissettiğinizden siz de mesaj atmak istemeyebilir, hatta iletişimi kesme davranışı gösterebilirsiniz. Olayı başka türlü yorumladığınızı düşünelim. Arkadaşınız mesajınıza beklediğinizden daha geç cevap verdiğinde aklınızdan “O çok yoğun” veya “Mesajımı geç gördü” düşüncesi geçtiğinde daha sakin ve huzurlu hissedebilecek ve doğal bir şekilde ona dönüş yapabileceksiniz.  Bu örnek, aynı olayın düşünme biçimimize bağlı olarak duygularımızı ve davranışlarımızı nasıl farklı şekilde etkileyebildiğini gösteriyor.

Bazen gerçeği tam yansıtmayan ya da bize fayda sağlamayan düşünceler, günlük hayatımızı zorlaştıran duygu ve davranışlara yol açabilir. Özellikle erken yaşlarda edindiğimiz deneyimlerin etkisiyle hem kendimiz hem de içinde bulunduğumuz çevre ve insanlar hakkında birtakım düşünce kalıpları oluştururuz. Zamanla bu düşünce kalıpları işlevini yitirebilir. Bilişsel Davranışçı Terapi, kişilerin bu tür düşünce kalıplarını ve rahatsız edici düşüncelerini fark etmelerine, bunları gerçekliğe uygun ve sağlıklı bakış açıları ile değiştirebilmelerine destek olur.  Uzun vadede ise kişinin daha sağlıklı düşünce ve davranış alışkanlıkları geliştirerek yaşam kalitesini artırmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak “Neden böyle hissediyorum?” sorusu, bazen tek başına yanıtlanması zor olabilir. Bu soruya bir uzman eşliğinde yaklaşmak, kişinin kendi düşünce ve duygu süreçlerini daha iyi anlamasına yardımcı olabilir. Kendini anlamaya yönelik atılan her adım, daha dengeli ve farkında bir yaşamın kapısını aralayabilir.

Kaynak:

Türkçapar, M. H. (2018). Bilişsel davranışçı terapi temel ilkeler ve uygulama. İstanbul: Epsilon Yayınevi.